Aleviliğin tarihi
|
Biliyorsunuz;
Aleviler yüzyillardir Osmanli zamaninda olsun, Cumhuriyet
zamaninda olsun zulüm, baski ve katliâmlara ile karsi karsiya
gelmislerdir. Asagidaki yazi özet olarak, Alevilerin dünden
bugüne altinda yasamis oldugu sartlari siralamaktadir. Amaç hiç
kimseyi kin veya nefret ile doldurmak degil, daha ziyade
insanlarimizi bilgilendirmektir. Yaziyi bu amaç ile okumanizi
diliyoruz... Saygilarla, ALEVI GENÇLIK - DK. |
|
|
| YAVUZ"UN KIRIM POLITIKASI KANUNI SULTAN SÜLEYMAN DÖNEMINDE SON BULDU MU? |
|
Osmanli Devleti'nde
Sünnilik, Yavuz Sultan Selim döneminde hilafet ile resmiyet
kazandi. Seyhülislamlik kurumu ise, Kanuni döneminde önem
kazanarak Divan'da yerini aldi. Kanuni'nin Seyhulislami olan
Ebusuud Efendi'nin fetvalari, Osmanli Imparatorlugu'nun en
görkemli döneminin ilginç taniklari oldular. Yavuz'un kirim politikasini sürdüren Kanuni, bu politikayi, Ramazan ayinda oruç tutmayi zorunlu hale getirmeye kadar verdirmisti. Ebussud Efendi'nin fetvalari ile, Alevi tekkelerine gidenler, Sii olduklarini söyleyen Kizilbaslar, ezanin çagrisina katilmayanlar, seriata lanet okuyanlar, ramazan orucunu kisaltanlar, sarap içenler... seriat geregince öldürülürler ya da çesitli cezalara çarptirildilar. II. Selim, III. ve IV. Murat döneminde de baski politikasi sürdürüldü. |
|
|
| EBUSUUD EFENDI NE TÜR FETVALAR VERMISTI? |
|
Ebusuud Efendi"nin
fetvalari, Aleviler"in ölüm fermani gibidir. Örnegin: Soru: Kizilbas toplulugunun dine göre topluca öldürülmeleri helal midir? bunlari öldurenler gazi, bunlari öldürürken ölenler sehit olur mu? Cevap: Kizilbaslar"in topluca öldürülmeleri elbette dinimize göre helaldir. Bu, en büyük kutsal savastir. Bu yolda ölmek de sehitligin en ulusudur. |
|
|
| YENIÇERILIGIN KALDIRILMASININ ALEVILIK ÜZERINDE ETKISI NE OLDU? |
|
Osmanli Devleti,
özellikle Yavuz Sultan Selim zamanindan itibaren Aleviler"e
düsmanca yaklasmis, daha sonra gelen padisah ve sadrazamlar da
bu yaklasimi benimsemislerdi. Bektasi dergahina bagli Yeniçeri
Ocagi"nin 1826"da Padisah II. Mahmut tarafindan kaldirilmasi,
uygulanan baski politikasi sonucu giderek kendi içine kapanan
Alevi cemaatine indirilen son darbe oldu. Bektasi tekkelerinin kapatilmasiyla ilgili ferman Seyhülislam Arif Efendi"nin fetvasiyla birlikte Eylül 1826"da yayinlandi. Bektasi babalarinin çogu sürüldü. Darphane, tekke ve türbelerden tutuklanarak, getirilen Bektasiler ild doldu. Bektasi ileri gelenlerinden Kinci Baba, kadilardan Istanbul Agasizade Ahmet Efendi ve Hacegandan Salih Efendi idam edildiler. Bektasi dergahlari yikildi, kitaplar yakildi, Birçok Bektasi ileri geleni öldürüldü ve sürüldü. Üsküdar, Eyüp, Hisar ve tüm Istanbul Bektasi tekkelerinin 60 yil içerisinde kurulan 100 kadar, içlerindeki tüm esya ve elyazmasi kitaplariyla birlikte yakildi. Dergah postnisligine Naksibendi seyhi Mehmet Sait Efendi atandi. Böylece kalan dergah ve tekkelerin basina hep Naksiler getirildiler. |
|
|
| ALEVILER, KURTULUS SAVASINDA NASIL TAVIR ALDILAR? |
|
Aleviler,
kendilerini sürekli baski altinda tutan Osmanli Devleti"nden
kalan topraklar üzerinde verilen Kurtulus Savasi"na gönülden
katildilar. Mustafa Kemal, Milli Mücadele için desteklerini istedigi Alevi cemaatinden büyük yakinlik gördü. Hatta bazi tekkeler Istanbul`dan Anadolu"ya kaçmak isteyenlerin saklandigi ve barindigi yerler olarak kullanildi. Kurtulus Savasi sirasinda olusturulan Meclis"te Alevi önderleri yer aldi. |
|
|
| ALEVILER, CUMHURIYETIN ILANINI NASIL KARSILADILAR? |
|
Çok dinli ve çok
uluslu bir imparatorluk bakiyesi olan genç cumhuriyet,
devraldigi mirasin içinde sorun yaratacak kaynaklar konusunda
deneyimsizdi. Özellikle iki unsur yani din ve ulus unsuru
Türkiye Cumhuriyeti adiyla kurulan devletin içinde henüz kendi
kimligini olusturamamisti. O dönem Cumhuriyetìn kurmaylari halki
Türk ve laik kimliginde homojenlestirmeye çalisiyordu. Imparatorluk boyunca kendi dinsel ve ulusal kimligine sahip olan unsurlardan biri olan Aleviler, Cumhuriyet"in laik çizgisinde kendi inançlarina has özellikler bulduklari için destek verdiler. Atatürk Devrimleri arasinda tekke ve zaviyelerin kapatilmasi, dini giysilerin kaldirilmasi ve ünvanlarin kullanmasinin yasaklanmasi gibi unsurlar olmasina karsin Aleviler, desteklerini sürdürdüler. Atatürk, Cumhuriyet kavramini laik bir temele oturtmustu. bu yüzden kendisini destekleyen Aleviler için özel bir düzenleme getirmedi. Osmanli döneminde gördükleri baskinin izleri anilarinda yer eden Aleviler, buna karsin Osmanli"dan köklü bir kopus anlamina gelen Cumhuriyet"i benimsediler. Bu benimsemeyi saglayan en önemli unsurlardan birisi de Mustafa Kemal"in kendisi idi. Atatürk, sagligi boyunca Aleviler"in destegini arkasinda hissetti. |
|
|
| DERSIM AYAKLANMASI NASIL BASLADI VE SONUÇLANDI? |
|
Bugün Tunceli adiyla
bilinen Dersim bölgesinde 1930 yilinda genis çapli bir ayaklanma
oldu. Osmanli döneminde uzun yillar yurtluk ve ocaklik olarak
özerk bir sekilde yönetilen Dersim bölgesinde Tanzimat döneminde
merkezi idarenin güçlendirilmesine yönelik çalismalar yapilmis,
buna karsi da sIk sIk ayklanmalar meydan gelmisti. Yörenin dogal
kosullari ve asiretlere dayanan tplumsal yapisi, merkezi
yönetimin otorite kurmasina engel teskil etmisti. Cumhuriyet döneminde de bölgede egemen olan asiret düzenini dagitmak ve devlet gücünü yerlestirmek amaciyla bazi girisimler yapildi. 1930"larin ilk yarisinda bölgede meydan gelen ayaklanmalar bastirildiktan sonra 1435"te 2884 sayili Tunceli Vilayeti"nin Idaresi Hakkinda Kanun çikarildi. buna göre Tunceli Vilayeti'ne askeri bir vali atanacakti. Ayni zamanda Dördüncü Umumi Müfettis sifatini alan valinin genis yönetsel, askeri ve yargisal yetkileri vardi. Düzeni saglama ve gerekli gördügü durumlarda güvenlik açisindan ilde yasayan kisileri ve aileleri il sinirlari içinde bir yerden baska bir yere göndermeye, il sinirlari içinde oturmalarini yasaklamaya da yetkiliydi. Olaylar, yasanin uygulanmaya baslamasiyla birlikte çikti. Mart-Nisan 1937 arasinda olaylarin genislemesi üzerine baslatilan askeri harekat 13 Eylül 1937 yilinda sona erdirildi. Ismet Inönü harekatin ardindan olaylarin tamamen bastirildigini, ayaklanmacilardan 250 kisinin ölü ele geçirildigini ve 1000 dolayinda kisinin teslim oldugunu açikladi. Askeri harekattan sonra ayaklanmacilar yargilanmaya baslandi. 15 kasim 1937"de biten yargilamalar sonunda ayaklanmanin önderi Seyyid Riza"nin da aralarinda bulundugu yedi kisi idam edildi. Olaylar ancak Eylül 1938"de tamamen bastirildi. |
|
|
| 1971-80 DÖNEMINDE ALEVILERI NE GIBI SORUNLARLA KARSILASTILAR? |
|
Alevi halkindaki
sosyo-ekonomik degisim, o zamana kadar kendini koruyan
geleneksel degerlerde hizli bir degisime yol açarken diger
yandan da sol muhalefet ile Alevileri"in giderek bütünlesmesine
karsi sagcilarin provokatif eylem ve katliam hareketlerine
baslamasina yol açti. Alevilerin yogun olarak ve Sünniler ile
birlikte yasadiklari sehirlerde, Alevi-Sünni gerilimini
kasiyarak taban kazanma gayreti içine giren sag partilerin bu
politikalari, Sivas, Malatya, Çorum ve Kahramanmaras olaylarina
neden oldu. Kuskusuz bu olaylarin en ciddileri, Maras katliami
ile Çorum olaylaridir. |
|
|
| KAHRAMANMARAS"TA NE OLDU? |
|
Siyasal nedenlerle
körüklenen Alevi-Sünni ayriliginin ilk kivilcimi, Aralik 1978"te
Maras"ta patlak verdi. 20 Aralik 1978"de kentteki sinemalardan
birinde "Günes Ne Zaman Dogacak" adli filmin göterimi sirasinda
sinemaya bomba atildi. Ardindan, "Sinemayi Alevi komünistler
bombaladi" söylentisi yayildi. Solcu olarak taninan iki ögretmen
kendilerini bombalama olayindan sorumlu tutan bir grup sagci
gencin sadirisi sonucu yasamlarini yitirdi. 23 Aralik"ta öldürülen ögretmenlerin cenaze töreni sirasinda büyük olaylar oldu Cenazelerin getirildigi camide bulunanlar, cenaze namazi kilinmasina karsi çikarken bir yandan da, "Cenaze törenine katilanlarin camileri atese verdigi" söylentisi kentin Sünni mahallelerine hizla yayildi. bunun üzerine harekete geçen silahli ve sopali kalabalik gruplar Kahramanmaras"in Alevi mahallelerine saldirdilar. Aralarinda çok sayida çocugun da bulundugu 100"den fazla kisi bu saldirilar sirasinda öldürüldü. Evler ve isyerleri yikilip yikildi. Günlerce süren saldirilar sirasinda saldiri ve çatismalari önlemekte yerel güvenlik güçleri yetersiz kaldi. Civar illerden gelen askeri birlikler güvenligi sagladi. Basbakan Ecevit baskanligindaki hükümet 13 ilde sikiyönetim ilan etti. Olaylarla ilgili olarak daha sonra açilan davada 22 kisi hakkinda idam cezasi verildi. Haklarinda ceza verilenlerin cezalari Nisan 1991 yilinda çikarilan Terörle Mücadele Kanunu nedeniyle ertelendi ve serbest birakildilar. Kahramanmaras olaylarindan sonra ülkedeki Alevi ve Sünni sürtüsmesi tirmandirilmaya baslandi. Alevi cemaatlerinin yogun olarak yasadigi Sivas ve Çorum gibi yerlerde de gerginlik artti. Kahramanmaras olaylari yillar boyu Türkiye"nin gündemini mesgul edecek, tartismalar ve kirginliklari da beraberinde getirecekti. Çünkü Maras katliaminda yapilanlar uzun süre hatiralardan çikacak gibi degildi. Örnegin yasli bir kadinin gözü tornavida ile oyuluyor, ölü kocasinin üzerine kapanan genç kadin biçaklanarak ödürülüyordu. Isin garip tarafi AP, MSP ve MHP"lilere ait dükkan ve isyerlerinin hepsi isaretliydi. Bunlarin üzerinde ya üç hilal ya Türk bayragi ya da "Allah için savasa" türü sloganlar vardi. Yargilamalar güvenlik nedeniyle Adana sikiyönetim mahkemesinde devam etti. Içisleri Bakani Irfan Özaydinli, olaylar nedeniyle istifa etti. Alevi cemaati olaylar sonrasinda Maras"tan göçetmek zorunda kaldi. |
|
|
| ÇORUM OLAYLARI NASIL GELISTI? |
| Temmuz 1980 yilina gelindiginde Çorum kenti patlamaya hazir bir bomba gibiydi. MHP Genel Baskan Yardimcisi Gün Sazak"ìn 27 Mayis"ta öldürülmesi üzerine Çorum"da gergin bir ortam olusuyordu. Alevi ve Sünni mahalleler arasina barikat kuruldu. Sokaga çikma yasagina ragmen çatismalar basladi. 4 Temmuz"da Alaeddin Camisine bomba atildigi yolunda çikan söylentiler üzerine çatismalar basladi. Alevi mahalleleri saldiriya ugradi. Evler ve isyerleri yakilip yikildi. Itfaiye araçlari ve güvenlik güçleri saldirya ugrayan mahlleler giremedi. Olaylarin gelismesi üzerine Samsun, Amasya ve Kayseri"den askeri birlikler kente kaydirildi. Ama olaylarin önü alinamadi. Güvenlik güçlerinin geri çekilmesinden sonra çatismalar yeniden basldi. Kentte yasam felc oldu. Resmi rakamlar göre 25 kisi öldü. Kayip ihbarlarinin sayisi ise 100"ün üzerindeydi. Ayni günlerde saldirlarin benzeri Sivas"ta da meydana geldi. Güvenlik güçleri olaylari zorlukla bastirabildi. |
|
|
| 12 EYLÜL DÖNEMI ALEVILERE NE GETIRDI? |
| 12 Eylül darbesi ardindan gelen baski dönemi tüm toplumsal muhalefeti oldugu gibi Aleviler"i de etkiledi. Bu dönemde, Birlik Partisi dahil Aleviler"in olusturmus oldugu bütün örgütler kapatildi, yüneticileri yargilandi. Örnegin Haci Bektas Veli Kültür Dernegi, gizli örgüt kurmak suçundan kapatildi ve yöneticileri bölücülük ve komünizm propagandasi suçunden yargilandilar. 12 Eylül"ün Aleviler"e getirdigi bir olumsuzluk da, darbeci generaller ve ardindan gelen siyasi iktidarlar tarafindan Sünniligin tesvik edilmesi oldu. Bütün toplumsal örgütlenmelerin kapatildigi, yöneticilerinin ve üyelerinin kovusturmalara ugradigi bu dönemde ayakta kalan ve tesvik edilen dini örgütlenmeler giderek güçlenecek, çesitlenecek ve 1990"li yillarda artik devletin kontrolü disina tasarak Sivas yanginina neden olacaklardi. |
|
|
| SIVAS OLAYLARI NASIL BASLADI? |
|
Pir Sultan Abdal
Senlikleri çerçevesinde bir grup aydin ve sanatçi 1 Temmuz 1993
günü Sivas"a geldi. Ateist oldugunu söyledigi için Müslüman
kesimlerin tepkilerini üzerine çeken Aziz Nesin"in konusmasi,
Sivas"ta bazi gruplarin tepkisini çekti. 2 Temmuz"da Cuma
namazindan çikan gruplar Valilik ve Kültür Merkezi önünde
toplanarak Aziz Nesin"i protesto etmeye basladilar. Biraraya
gelen binlerce insan, "Seytan Aziz", "Sivas dinsiz Aziz"e mezar
olacak", "Yasasin Seriat" sloganlari atmaya basladi. Kalabalik
buradan etkinliklerin yapildigi Kültür Merkezi"ne yürüdü.
Güvenlik güçleri toplulugu dagitmakta etkisiz kaldi. Aziz Nesin
ve sanatçilarin kaldigi Madimak Oteli"nin önüne gelen
göstericiler, içeride bulunan insanlarin disari çikmasina izin
vermediler. Aksam kadar Aziz Nesin"i protesto eden göstericilere
güvenlik güçleri müdahale etmedi. Aksama dogru sayisi daha da
artan kalabalik arasindan provakaörler oteli atese verdiler.
Içeride bulunanlar disari çikamadi. Itfaiye olay yerine
giremedi. Sonuçta, 307 aydin diri diri yakildi, Aziz Nesin dahil
diger sanatçi ve aydinlar da canlarini zor kurtardilar,
Yargilanan saniklar düsük cezalara çarptirilirken Aziz Nesin"e
tahrikçilik iddiasiyla dava açildi. Üstelik sanilarin
mahkemedeki tavirlari, gazetecilere ve müdail avukatlar
hakimlerin ve güvenlik görevlilerin gözleri önünde tehditler
yagdirmasi, olaya ve devletin etkisiz kalmasina tepki duyanlarin
adalete olan güvenlerini de sarsti. |
|
|
| SIVAS YANGININ ALEVILER ÜZERINDE ETKISI NE OLDU? |
|
Sivas yangini,
Aleviler"in 12 Eylül sonrasi örgütlenme faaliyetleri için bir
dönüm noktasi oldu. Aleviler devletin kendilerini korumadigini, tersine seriat adina Türkiyece taninan aydin ve sanatçilarin yakilmasina göz yumdugunu, dolayisiyla devletten beklenebilecek birsey olmadigini düsünmeye basladilar. Cezalarin azligi ve saniklarin mahkemedeki tavarilari adalete olan güvenlerini de sarsti. Aleviler, bu durumda sadece kendi güçlerine güvenebileceklerini, bu yüden de örgütlenmeleri gerektigini, aksi taktirde Sivas türü olaylarin her an tekrarlanabilecegini hissettiler. Üstelik tüm dünyada oldugu gibi Türkiye"de de dini akimlar ve Islam giderek güç kazaniyordu. Müslüman oldugunu her firsatta vurgulayan o zaman ki Refah Partisi, ciddi bir iktidar alternatifi haline gelmisti. Aleviler, Sivas olaylarindan büyük yara aldilar ve bir daha böyle bir olaya meydan vermeme kararligini kazandilar. |
|
|
| ALEVILER, SIVAS"TAN SONRA HANGI OLAYDA TEKRAR GÜNDEME GELDI? |
|
Aleviler, son
yillarda giderek yayginlasan ve etkinlesen bir örgütlenme
faaliyeti içine girmislerdi. Bu faaliyet, Sivas olaylari ile
büyük bir ivme kazandi. Aleviler"in yogun olarak yasadigi her
yerde cemevleri açiliyor, dernekler kuruluyor, Aleviler biraraya
gelerek geleneklerini ve inançlarini yasatma savai veriyorlardi.
Bu çabalar, son zamanlarda Anadolu"nun her bölgesinden büyük bir
göç alan Istanbul gibi büyük sehirlerde yogunlasmisti. Istanbul"da Aleviler"in çogunlukta oldugu birçok mahalle olusmustu. Bunlardan biri de Gaziosmanpasa semtindeki Gazi Mahallesi idi. Gazi Mahallesi, Istanbul"un en yoksul ve oturmamis mahallelerinden biri idi ayni zamanda. Tarih boyunca yerlesik düzenle sorunlari olmus Aleviler ile yoksulluk ve issizligin kol gezdigi bir bölge olan Gazi Mahallesi, eskiden beri sol egilimli bir yer olarak bilinirdi. Güvenlik güçleri ile mahalle halki arasinda zaman zaman çesitli sorunlar da çikmaktaydi. Son olarak geçtigimiz yilin sonlarinda Gazi Polis Karakolu"nda yasamini yitiren bir vatandas nedeniyle, mahalleli, polise güvensizlik duyuyordu. Yani, provokasyona çok açik bir ortam vardi. |
|
|
| GAZI MAHALLESINDEKI OLAYLAR NASIL BASLADI? |
|
12 Mart 1995 günü
ticari bir araci gaspeden kimligi belirsiz kisiler, Aleviler"in
oturdugu bir semt olan Gaziosmanpasa Gazi Mahallesi"nde dört
kahvehane ve bir pastaneyi taradilar. Taranan kahvehanelerde
bulunan iki kisi öldü. Bunun üzerine Alevi vatandaslar sokaklara dökülerek olayi ve iddialarina göre önünden geçen taksiyi durdurmayan polisi protesto ediyorlardi. Ertesi sabahtan itibaren olaya Çevik Kuvvet"in müdahele etmesiyle olaylar bir anda çikirindan çikti. Caddelerde kurulan barikatlar atese veriliyor, çesitli yerle küçük tüpler atilarak patlamalar meydan getiriliyor, galeyana gelen halk oradan oraya saldiriyor, arabalar atese veriliyordu. Istanbul"un birçok bölgesinden gelen Aleviler"in katilimi ile ortam iyice geriliyor, polisin saldirgan tutumu da bu gerlimi arttiriyordu. Polis, protestoya atesel karsilek verince, olaylar kontrolden çikiyordu. Gazi Mahallesi"nde iki gün boyunca süren olaylar, ardinda 18 ölü ve birçok yarali birakti. Üstelik, Istanbul"un diger bir Alevi mahallesinde, Ümraniye"de de Gazi Mahallesi"ndeki olaylari protesto edenlere polis müdahale etmisti. Burada da 5 ölü vardi. Olaylar durdu ama Alevi kesiminde açilan yara sarilamadi. Ancak Aleviler, yine de varolan siyasi-kültürel ortamden yararlanarak örgütlerini gelistiyor ve taleplerini dile getiriyorlar. |
|
|
| ALEVILER, SU ANDA NE TÜR ÖRGÜTLER IÇINDE YER ALIYORLAR? |
| Aleviler"in en önemli örgütleri, Hacibektas ile büyük illerde bulunan Haci Bektas gernekleri, Pir Sultan Abdal Dernekleri, Semah Kültür Vakfi ile Alevi köy ve sehirlerinin yardimlasma ve dayanisma dernekleri. Bütün bu dernek ve vakiflar, Alevi dergah ve tekkelerini yasatan koruyan, Aleviler"in cemevleri açmalarina olanak saglayan örgütler. Bu örgütlerin ve ileri gelen Aleviler"in olusturdugu Alevi Bektasi Temsilciler Meclisi, Aleviler"in örgütsel birligini saglayarak yüzyillardir pesinden kosulan bir hayali yerine getirmeye çalisiyor, Sivas yanginindan sonra, özellikle SHP"nin edilgen tavri üzerine bir Alevi partisi kurma fikri tartisildi ise de artik bu düsünce pek ragbet görmüyor. Onun yerine Aleviler"in birligini saglama düsüncesi daha agir basiyor. |
|
|
| AVRUPA"DAKI ALEVI ÖRGÜTLERI ETKIN MI? |
|
Avrupa"da 1960"li
yillardan beri Anadolu"dan çalismak için giden 1 milyon Alevi
oldugu tahmin ediliyor. 1960"li yillarda isçi dernekleri olarak
kurulan Alevi dernekleri, bugün, özellikle de Sivas yanginindan
sonra 100"ü geçen sayida Alevi isimli dernege dönüsmüs. Bu
dernekler, Federasyonlar altinda tek çatida örgütlenmisler ve
etkin çalismalar yapiyorlar. Almanya, Hollanda, Fransa,
Avusturya, Ingiltere ve Isviçre Federasyonlari Federasyonlarin
üst örgütü - Konfederasyonu - kurma çalismlarini
sürdürmektedirler. En büyük örgüt, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu"nun 1993 yilinda Köln"de yaptiklari Sivas"i protesto mitingine 50 bin kisi katilmis. Federasyonlar yayin falliyetinde bulunuyorlar ve Türkiye"deki örgütlere yardim ediyorlar. |
|
|
| ALEVILER NE TALEP EDIYORLAR? |
| Her seyden önce, inançlarini serbestçe yerine getirebilecekleri bir ortam talep ediyorlar. Bunun için de okullarda din dersinin zorunlu olmaktan çikartilmasi ve Diyanet Isleri Baskanligi"nin yeni bir yapiya kavusturulmasini veya kaldirilmasini bekliyorlar. ama en önemlisi, hem kendileri için, hem TÜM INSANLAR için demokratik ve baris içinde bir yasam istiyorlar... |