Kısaca alevilik
Aleviler ve Alevilik:
Aleviler özelikle Türkiye ve az miktarda komşu ülkelerde yaşayan inançsal
bir topluluktur. Yaklaşık 20 milyonluk bir nüfusla, Türk, Kürt, Zaza ve
diğer halklardan oluşan Aleviler Türkiye nüfusunun üçte birini
oluşturmaktadır. Danimarkada yasayan Türkiyeli göçmenlerin de yaklaşık 1/3
Alevidir. Aleviler, inanç, yaşam şekli ve kültürleriyle, Türkiye nüfusunun
diğer kesiminden önemli oranda farklıdırlar.
Alevilik Nedir?
Alevilik inanç, kültür ve toplumsal yaşamı kapsayan, 3 boyutlu bir öğreti,
birçok inancın kaynaşmasından oluşan kendine özgü bir inançtır. Aleviler
öğreti ve inançlarını Hak-Muhammed-Ali, Hünkar Bektaş Veli kamili
insanlık yolu, kısaca YOL olarak tanımlarlar.
Alevi-Bektaşi inancın temel ilke ve ikrarnamasi: Eline Diline Beline
(EDEBe) sahip olmaktır.
Alevilikte tanrı inancı;
Aleviler insan ve doğanın uzaydaki tüm varlıkların birliğine,
(Vahdeti-Mevcut = varlığın birliği) aynı kaynaktan oluştuğu düşüncesine
ve tanrının (Allahın) bunların toplamı olduğuna ve tanrının, alemde en
mükemmel varlık olan insanın özünde olduğuna inanırlar.
Alevi öğretisinden bazı deyimler:
Her ne arar isen kendinde ara. - Benim Kabem insandır. - Okunacak en büyük
kitap insandır. - İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır. - Bilim bizim
yolumuzdur. Sevgi bizim dinimizidir, başka dine inanmayız. - Kendine
yapılmasını istemediğini başkasına yapma. - Enel-Hak (gerçek, tanrı benim)Bu
deyimlerden de anlaşılacağı üzere, Alevi öğretisinde (inancında) insan,
bilim ve sevginin çok önemli bir yeri vardır.
Aleviliğin kültürel boyutu:
Müzik, dans (semah) deyiş/şiir ve her türlü sanatı kapsar. Alevilerde
özelikle deyiş ve semah duygu ve düşünceleri yaymak dile getirmek için bir
araç olarak kullanılır, aynı zamanda bir tür ibadettir. Aleviliğin
Danimarkalılarında bildiği dansende -dervisher (dans eden dervişler) ve
sufizmle (tasarrufla da) yakın ilişkisi vardır.
Aleviliğin toplumsal boyutu:
Alevi toplumunda, zor yoktur, her şey, gönüllülük (rıza) üzerine
kurulmuştur. Alevilerin toplumsal ütopyası, özlediği toplumsal düzen:
Yarin yanağından gayri her şeyin paylaşıldığı, insanları ezmeden
ezilmeden mutlu yaşadığı bir tür sosyalist bir düzendir.
Alevi öğretisi.
Doğada olduğu gibi, her şeyin değiştiği ilkesinden hareket eder. Kurallar,
sınırlar ve yasaklar topluluk tarafından konulur ve kaldırılabilir. Alevi
toplumunda 72 millete bir bakılır, toplumda herkes (ırk, milliyet, cinsiyet
(kadın-erkek), eşit, aynı hak ve sorumluluklara sahip olmalıdır.. Aleviler
tüm dinlerin temel/öz buyruklarına saygı duyarlar. Irkçılığın,
milliyetçiliğin, fanatikliğin Alevi dünya görüşünde (felsefesinde) yeri
yoktur.
Aleviliğin tarihi.
M. sonra 800-1100 yıllarında Orta Asyada göçebe halinde yasayan Türkler
Ortadoğu ve Anadoluya gelirken bavullarında kendi inançları (Şamanizm)
dışında Budizm ve diğer inançlardan da bir şeyler getirmişlerdir. Anadoluda
bu inançlar, eski İran, Kürt inançları (Zerdüşt vs.) Ve ayrıca, Yahudililik,
Hıristiyanlık, İslam ve eski Yunan doğa felsefesinden unsurlarla karışmış ve
daha sonraları (Batınilik, Kızılbaşlık, Bektaşilik) ve sonuçta Alevilik
olarak ortaya çıkmıştır.
Alevilik: Anadoluda yasayan çeşitli halk ve kültürlerden oluşmuş ve o
tarihte var olan hakim din ve toplumsal düzene karşı bir muhalefet hareketi
olarak ortaya çıkmış ve gelişmiştir.
ALEVİ kelimesi:
Alevi kelimesinin çeşitli sembolik anlamları vardır: Felsefî anlamda alevi
kelimesi; her şeyin alevi öz kaynağı, nur kutsal yaratıcı güce bağlanır.
Doğada her şeyi hareket ettiren enerji ve canlılarda yasam gücü olarak kabul
edilen aşk/sevgiye bağlanır. Diğer inançsal ve toplumsal yönüyle de; İslam
peygamberi Muhammedin amca oğlu ve damadı Hz. Aliye bağlanır.İslamın o
zaman ki Arap toplumunda ki hakim güçlere karşı bir devrim olarak ortaya
çıkmasında büyük emeği geçen fakat, İslam dini iktidar olduktan sonra
ailece, (Eehli-Beyt olarak) haksizlik ve zulme maruz kalıp katledilen Hz.
Ali ve yandaşlarına sevgi ve düşüncesine bağlılığı simgeler.
Alevilik ve İslam
Aleviler bütün dinlerin olduğu gibi, İslamında temel/öz buyruğuna
inanır/saygı duyarlar, fakat oruç, namaz, haç vb. gibi ibadet ve birçok
yüzeysel kural ve Kuran yorumlarına uymazlar. Ayrıca Aleviliğin temel inanç
ve ibadet kurumu olan CEM ve cemde olan hiç bir uygulama bilinen islam
kuralları içinde yoktur..
Alevilik öğretisi (4 Kapı - 40 Makam):
1200 yıllarında yaşamış ve Alevilerce Pir kabul edilen Hünkar Bektaş Veli
tarafından kurulmuştur. HBVnin öğretisi, 4 kapı-40 Makam üzerine
kurulmuştur. Sırayla Şeriat, Tarikat, Marifet, Hakikat, olarak
isimlendirilen 4 Kapı, yine sırayla; Yasa - yol - eylem - Hakikat
anlamındadır. Ve Hünkar Veli, bu 4 kapıyı, uzayda bulunan ve her zaman
hareket hainde olan 4 ana maddeye hava, ateş (enerji) su, toprağa ve bunları
da CANa bağlamaktadır. Buna 5 unsur denir. Hünkar Bektaş ismi de
bu beş unsur (beş-taş) tan gelir. Burada hareket ettirici güç
ateş/enerjidir. Her şeyin bir yüzü, bin özü vardır önemli olan bu özleri
bilmek öğrenmektir.
40 Makam:
İlk makamı iman (inanmaktır): HBV: İnanmak akıl, mantık, bilim üzeredir,
akla mantığa sığana kalbinden sahip çık ve İlimden gidilmeyen yolun sonu
karanlıktır diyor. Kırkıncı son makam ise: Kamili-insan, Enel-Hak olmak
(Kendini tanrı yerine koyabilecek, bilgi ve olgunluğa ulaşma) makamıdır.
Kısaca insan, bilim ve sevgi yolundan 4 kapı-40 makamdan geçerek (tanrıya)
tanrısal bir olgunluğa ulaşabilir.
Aleviler tarih boyu ezilmişler:
Aleviler tarih boyu, hakim güçlerin baskı sömürü sistemlerine karşı
(inançsal, kültürel ve politik) yönden muhalefet olmuşlardır. Aleviler
inançları yüzünden, yüzyıllarca iktidarlar, cahil kitleler ve fanatik
dinciler tarafından baskı altında tutulmuş, katliamlara maruz kalmıştır.
Buna karşı Aleviler örneğin Osmanlılar döneminde 200"ün üzerinde halk
ayaklanmasına öncülük etmiştir. Alevilere ve aydın lâik insanlara yönelik bu
iktidar destekli, fanatik-dinci saldırıların en son örneklerinden biri 2
Temmuz 1993"te Sivasta olmuştur. Pir Sultanı anma şenlikleri altında
yapılan etkinliklere katılan 33 aydın, sanatçı ve semahçı genç, güvenlik
güçlerinin göz yumması nedeniyle, cahil fanatik kitlelerce kaldıkları
Madımak Otelinde, yakılarak katledilmiştir. Yüzlerce yaralı arasında,
uluslararası alanda tanınmış, yazar Aziz Nesilde vardı.
Alevilikte Semah ve Cem;
Semah Alevilerin geleneksel dansıdır, bir çeşit ibadet biçimidir. Semah
kelimesi; gökyüzü/uzay ve müzik ve sözle öğrenme anlamına gelir. Ayrıca
evrende ki her şeyin hareket ettiğini, bir dönüşümden geçtiğini sembolize
eder. Semahta insan duygusal bir dünyada uzayı/alemi dolanıp, aradığını yine
kendinde bulması sergilenir. Semah normal olarak Alevilerin CEM dedikleri
özel toplantılarında dönülür.
Alevilikte CEM:
CEM birlik demektir. Burada ki birlik hem insanin kendini bilmesi,
toplumsal dayanışma, alemdeki varlıkların birliğini kapsar. Cem, derneklerde
yapılan genel kurullara benzetilebilir. Cemde tüm üyeler kendilerini
görgüye/ toplum içinde sorguya (dara) çektirirler. Bu yönüyle Cem, bir tür
halk mahkemesidir.
Alevilerin kişisel sabit,
belirli, yer ve zamanda yapılan ibadet şekilleri yoktur. Önemli olan her an
(ibadetli) iyi insan olmaya çalışmaktır.
Aleviliğin en önemli kurumlarının ve ibadetlerinin basında Cem gelir ve
topluluk istediği zaman, uygun herhangi bir yerde yapılabilir.
Cem in kaynağı
İslam öncesi eski Türk ve Iran inanç ve kültürlerinin İslam la
birleştirildiği KIRKLAR MECLİSİ (CEMi) inancına dayanır.. 19 Kadın, 21
erkeğin ve Hz. Alinin de olduğu bu Ceme/meclise, Hz. Muhammed Peygamber
olarak değil, Hadümül-fukara, fakirlerin hizmetçisi olarak
girebilmiştir.. Hizmet Alevilikte en önemli unsurlardan
biridir, yola hizmet için girilir, halka hizmet, hakka hizmet olarak kabul
edilir..
Bir kaç çeşit Cem vardır. Fakat hepsinin gündeminde, 12 hizmet vardır. 12
hizmetin; sosyal, kültürel, politik, ahlâksal, pratik ve inançsal anlamları
vardır. Cemde kadın erkek, yaşlı, çocuk eşit sayılır, herkes birbirine CAN
veya bacı kardeş diye hitap eder. Cemde 12 hizmetten birisi de semahtır.
Alevilikte Semah ve sembolik anlamları:
* Semah normalde Cemde dönülür (dönmek hiçbir şeyin durmadığını ölmediğini
hareket edip değiştiğini sembolize der. * Semah, Cem dışında ayrıca;
toplumsal içeriği olan toplantılarda ve tanıtmak amacı için dönülebilir.
Başka yerlerde düğün, eğlencelerde vs. kurallarına uyulamayacağı için, semah
dönülmesi uygun görülmez.
* Yüzün üzerinde semah çeşidi vardır, hepsi için geçerli olan, ağır tempoyla
baslar, hızlanır ve yavaşlayarak durur. Duyguların/ruhun uçuş ve geri
dönüsünü sembolize eder.
* Cemde ve Semah dönülürken normalde çırağ/mum yakılır. Bu ışık, bütün alemi
hareket ettiren/yaratan ilâhî NUR olarak kabul edilir. Ayrıca
alevi/enerjiyi, bilim ve sevgiyi-aşkı sembolize eder.
* Semahta kadın ve erkek şarttır, bununda birlik, eşitlik, yaradılış, sevgi,
karşıtların birliği gibi çok derin anlamları vardır.
* Semah yalın ayak dönülür, duygular dünyasında uçulsa da gerçeğe,
doğaya/toprağa bağlılığı sembolize eder. (Oku; benim sadık yârim kara
topraktır. A.Veysel)
* Semah günlük, fakat temiz elbiseyle dönülebilir, bazı semahlar dışında
(üryan semahı) özel elbise gerekmez. Genelde bele, kendini kontrol etmeyi
(Eline Diline Beline sahip olmayı) ve sevdiğine (yola) bağlılığı sembolize
eden bir kuşak (kemerbest) bağlanır.
* Bazı semahlarda avuçlar yer ve gökyüzüne döndürülür, yerle gök arasında
(1. kapı hava ve 4 kapı toprak / tanrı ve insan) arasında bağ kurulur.
* Gözler genellikle el/avuç içine bakar, bu da aynada kendini (insanda
tanrıyı) görmeyi, sembolize eder. (Aynayı tuttum yüzüme Ali göründü
gözüme. Nazar eyledim özüme Ali göründü gözüme)
* Semahta kalbe, (döşe) götürülen eller, Alevilerin bir tür selamıdır.
İçten ve kalpten sevgi ve yola bağlılığı sembolize eder.
* Bazı semahlarda eller dairenin dışından içine uzatılır. Bu Haktan,
hakkıyla, helâl alıp, halkla yarin yanağından gayrisini paylaşmayı
sembolize eder.
* Bazı semahlardaki figürlerde doğadaki canlı varlıkların (hayvanların,
bitkilerin) özeliklerini, emek, sevgi, birlik vbg. çeşitli konuları
sembolize eder.
Alevilik insanlık yoludur.
(Feramuz Acar. Pir-Der. Randers)